ANTİK YUNAN MİMARİSİ

Workindo ve ekibimiz hakkında bilgiler ve sektörel yayınlarımız

ANTİK YUNAN MİMARİSİ

October 5, 2020 Genel 0

Antik Çağ Mimarisi’nin başlangıcı MÖ 750 ile Roma’nın Hristiyanlığı kabul ettiği tarih olan MS 330 yılı arasını kapsamaktadır Antik Yunan Mimarisi’nde en önemli yapılar tapınaklardı. Bunların dışları süslü ve gösterişli, içleri ise bir o kadar sadeydi. 

Tüm yapılar “yük” ve “taşıma” esasına dayanırdı. Yani kullanılan her bir parçanın belli bir amacı vardı. Yapı malzemesi olarak en çok kullanılan şey mermerdi (Roma’da beton kullanılırdı). 

Yunan sanatı; tapınakları ve kamu binalarını dekore etmek, savaşlardaki zaferleri anlatmak, önemli kişileri ölümsüzleştirmek ve tanrılarına adaklar sunmak için üretmişlerdir. Yunanistan’da güçlü surlarla korunan şehirlere polis adı verilir. Bu şehirlerde birbirine paralel ve birbirini dik kesen düzenli caddelerin bulunduğu ızgara planı (Hippodamos planı) uygulanmıştır. Şehirlerin merkezinde kentin sosyal, ticari ve dinî yaşamında önemli yer tutan ve agora adı verilen meydanlar vardır. Bu meydanların çevresinde değişik işlevli yapılar, işyeri ve dükkânların yer aldığı stoalar, bouleterion adı verilen şehir meclisi binaları, odeion denilen konser binaları inşa edilmiştir. 

Şehirlerde bulunan saray ve evler; avlu ve onun etrafında yer alan odalardan oluşmuş olup bu yapıların duvarları resim ve mozaiklerle kaplanmıştır. 

Antik Yunan tiyatroları, yamaçlara yaslandırılarak inşa edilmiştir. Bu dönemdeki tiyatrolar, tam daire bir Orkestra, yarım daireyi aşan formda cavea (seyircilerin oturduğu bölüm) ve üstü açık Paradoslar (orkestraya girişi sağlayan dar geçitler) ile caveadan ayrılmış sahne yapısıyla karşımıza çıkmaktadır. Yapıya girişi, Sahne-Cavea arasındaki üstü açık geçitler olarak adlandırılan Paradoslar sağlamaktadır. Bu şekliyle Yunan tiyatrosunun Sahne-Cavea’sı arasında kopuk bir ilişki bulunmaktaydı. Bunun sonucu seyirci sahneye uzak kalmıştır. Bu kopuk ilişki, sahne cavea arasına kapı yapıları inşa edilerek ve sahneye Proskenium (ön sahne) eklenerek giderilmeye çalışılmış fakat bunda tam anlamıyla başarıya ulaşılamamıştır. 

Antik Yunan’daki temel mimari düzenler 2 tane idi: Dor ve İyon düzenleri. Bir de çok yaygın olmayan, erken dönemlerde rastlanan ve bir süre sonra ortadan kalkan Aiol Düzeni’nden bahsetmek lazım. Daha sonra MÖ 3. yüzyıla, yani Helenistik döneme doğru 4. bir düzen olan Korint Düzeni ortaya çıkar. Daha da sonra, Roma döneminde de İyon Düzeni ile Korint Düzeni’nin bir araya getirilmesi ile Kompozit Düzen denen melez bir düzen repertuara katılır. Roma döneminin ilerleyen tarihlerinde ise artık eskisi kadar mimari düzenlere sadık kalınmaz. Bir çok farklı düzen ve mevcut düzenlerin deforme edilmiş hali kullanılır. 

Antik Yunan Mimarisinde yapı kuralları ve gelenekleri incelendiğinde o dönemde günlük hayatta kullanılan çözüm inceliklerinin sanat, bilim ve tekniğinin mükemmel bir şekilde birleşmesiyle mimarlık ürünlerinin kalıcı ve kudretli bir niteliğe eriştiğini anlıyoruz. 

KAYNAKÇA 1) https://mozartcultures.com/antik-yunan-tapinak-mimarisi/

2) http://birgunbiryerde.blogspot.com/2014/12/antik-yunan-tapnaklarnn-mimarisi.html

3) https://medium.com/@burnes_37/d%C3%BCnya-k%C3%BClt%C3%BCr-miras%C4%B1nda-yolculuk-antik-yunan-mimari

4) https://tr.qwe.wiki/wiki/Ancient_Greek_architecture